Sayfa 33 -
$ DOLAR → Alış: 8,56 / Satış: 8,60
€ EURO → Alış: 10,09 / Satış: 10,13

Söz meclisten içeri

Raşit Doğan
Raşit Doğan
  • 14.07.2020

Kalabalığın olduğu her yerde anlaşmazlık mutlaka çıkıyor. Bu anlaşmazlıklar tatlı dille halledilirse ne ala. Ama eğer sivri dil ve keskin görüş ayrılıkları devreye girerse işte o zaman kavga kaçınılmaz oluyor. Sivri dil ve görüş ayrılığı deyince de aklımıza elbette siyasiler geliyor!

En baştan belirteyim: Söz meclisten içeri…

Geçtiğimiz hafta ve önceki gün Büyükşehir Belediye Meclis toplantıları yapıldı. Geçen haftaki toplantının “Borçlanma Maddesi” görüşülürken yaşananların etkisi hala sürüyor.

Hala çok konuşuluyor.

Hala tartışılıyor.

Hala yazılıyor.

Hala orada yaşananlarla ilgili taraflar birbirlerine bileniyor.

Başkan Vahap Seçer, daha önce de meclisi olağanüstü toplayarak; 250 milyon TL borçlanma yetkisi istemiş, mecliste çoğunlukta olan Cumhur İttifakı tarafından reddedilmişti.

O gün de hararetli tartışmalar yaşanmıştı.

“Halka ciddi anlamda hizmet olarak kullanılacaksa, bize, paranın nereye harcanacağı iyi anlatılırsa bu borçlanma için yetki veririz ama paranın nerede, nasıl kullanılacağı anlatılmadı, dolayısıyla ikna olmadık” diyen Cumhur İttifakı, çoğunlukta olduğu için geçit vermemişti bu borçlanmaya.

Geçen haftaki meclis toplantısının birinci birleşiminde bir kez daha gündemine aldı Başkan Seçer borçlanmayı ve bu kez belediyenin borçlarından, ödenen miktardan, faizlerden vs dem vurdu; bazı projelerden bahsetti ama özellikle borçların ödenmesi gerektiğini dile getirdi ve bu doğrultuda borçlanma talebinde bulundu.

Bu kez de Cumhur İttifakı, “Borcu borçla mı kapatacaksınız? Halkın beklediği hizmetler ne olacak?” diye sordu ve bir kez daha reddetti aynı miktardaki borçlanmayı…

Tabii öncesinde tartışmalar aldı başını gitti.

Ben bir önceki meclis toplantısında yaşananlardan sonra yazdığım yazıda da belirtmiştim. Genel anlamdaki meclis toplantılarında yaşanan hararetli tartışmaları; fiziki müdahaleler küfürleşmeler, hakaretler olmadıkça doğal yapısı içinde normal bulurum.

Sadece çok fazla uzamaması ve bir kısırdöngü haline gelmemesi gerekiyor. Tüm bu raddelere gelmemesi için de herkesin hal-hareket-üslup ve kelimelere dikkat etmesi, gerginliğe ve de kavgaya dönüşecek argümanlardan uzak bir tutum izlemesi gerekiyor.

Özellikle de meclis başkanının çok daha fazla dikkatli olması gerekiyor.

Yaşanan karşılıklı bir atışma, kavga varsa etki-tepki olayının çıkış noktasına bakmak lazım sanırım…

O günkü yaşananların aktörleri Sayın Vahap Seçer ile birlikte Akdeniz Belediye Başkanı Sayın Mustafa Gültak ve Toroslar Belediye Başkanı Sayın Atsız Afşın Yılmaz idi.

Bir kere o mecliste bulunanlar başkan gibi seçilmiş kişiler. Halkı temsil ediyorlar ve sorgulama, konuşma; yeri geldiğinde halk adına ‘kavga’ (özellikle tırnak içine aldım.görev ve yetki kavgası) etme yetkileri var. Üstüne üstlük bahsi geçen isimler aynı zamanda belediye başkanları ve onlar da kendi ilçelerinde meclis yönetiyorlar.

Siz, bu seçilmişlere söz hakkı vermezseniz, aldığınız tepkinin üzerinde bir tavırla üst perdeden hitap ederseniz, Gültak meclisi de terk eder, Yılmaz, aynı perdeden çıkışını da yapar.

Önceki gün yine meclis toplandı ve Sayın Seçer, önceki mecliste yaşananlarla ilgili açılışta Meclis Çalışma Yönetmeliği’nin amir kurallarını okudu. Bu yönetmelik hükümleri kanımca hiçbir belediye meclisinde uygulanmıyor. Daha önce biz de Mersin Büyükşehir Meclisinde rastlamadık. Doğal yapısı içinde işliyor her şey.

Sanırım Sayın Seçer, “Madem öyle, bundan sonra böyle” demeye getirdi.

Öte yandan, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun (K. 2007/1688-13.9.2007) 2007’deki kararına göre başkan ve meclis arasında özgür irade vurgusu şöyle yapılmıştır:

“Belediyenin karar organı olan belediye meclisinin, belediye başkanı tarafından meclise getirilen her istemi uygun görmesi beklenemez. Belediye meclisi, gündem konularını belde halkının yararına olup olmadığı, belediyenin mali durumu gibi yönlerden de inceleyerek kararını vermelidir. Bu çerçevede yapılan bir değerlendirme sonucunda belediye başkanının istemlerini de kabul etmeyebileceği tabiidir.”

Tüm meclislerde yapılacak en önemli şey uzlaşı üzerinden bir yönetim kültürünü benimsetebilmektir.

Bu arada Sayın Seçer, belediyenin borç yükünü bir kez daha gündeme alarak, 2022 yılına kadar faiz ödeneceğini aktardı.

Aklıma gelmişken; bu borç yükü bir önceki belediye başkanı Burhanettin Kocamaz döneminden kalma sonuçta. Sayın Seçer, göreve geldiği ilk dönemlerdeki meclis toplantılarında, o dönem yapılan harcamaları araştırdıklarını, birtakım usulsüzlükler olabileceğini ve gereğinin de yapılacağını söylemişti.

Sonuç nedir?..

Yine son meclis toplantısının kapanışında Sayın Seçer, Sezen Aksu’nun “Gülümse” şarkısının sözleriyle noktaladı konuşmasını ve o sözler de “Umut ediyorum, önümüzdeki günlerde iklim değişir Akdeniz olur; hepimiz gülümseriz” şeklindeydi.

Çok severim bu şarkıyı. Tüm şarkılarını severim hatta. Bu bakımdan bir Sezen Aksu şarkısının sözleriyle de ben bitireyim yazıyı:

Ah içimizde ne aç hevesler
Arada hicaz arada caz nefesler
Bir yanımız her duruma müsait
Ne kadar uyarsa o kadar ister

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ

mersin haber  mersin haber