Sayfa 33 -
$ DOLAR → Alış: 32,86 / Satış: 32,99
€ EURO → Alış: 35,72 / Satış: 35,86

Münir ÖZKUL

Baha Akıner
Baha Akıner
  • 05.01.2021

“Bu millet beni geçindirmiş, bakmış bana.
Demek ki sevilmişim.
Bu mutlulukların en büyüğü.
Halkıma, milletime teşekkür ediyorum.
Allah, onlara daha iyi şeyler vermeyi nasip etsin…”

Böyle diyordu bir röportajında…

Zalimin karşısındaki duruşuyla tanıdık O’nu!…

Gün, Münir ÖZKUL dostlar!…

Türk filmlerinin vazgeçilmez babacan ADAM’ı,
Hababam Sınıfı’nın Mahmut Hoca’sı,
Bizim Aile’nin Yaşar Usta’sı,
Adile NAŞİT’in her daim kocası,
Münir ÖZKUL öldü bugün…

****

Herkese nasip olmaz!.
Halkının O’na Sevgi’si
ve halâ yaşıyorken değerinin bilinmesi…

Bu bir henüz 3 yıl dolmuşken;
Ölüm yıl dönümünde,
Münir ÖZKUL’u anma yazısıdır dostlar!…

Bu bir Usta’nın,
Meddahın,
Kavuklunun,
Gönül insanının,
Evimizin bir bireyinin,
Halkın Sevgi’lisinin hikâyesidir…

****

15 Ağustos 1925’te,
İstanbul Bakırköy’de bir paşa torunu olarak doğdu…

İki kız çocuğundan sonra dünyaya gelmesiyle,
Bir anda ailesinin göz bebeği olmuştu…

Evin bütün kadınları Münir’in üzerine titriyordu…

Çocukluğu boyunca mahçup,
İçine dönük bir karakter oldu hep…

Bakırköy’deki meşhur Miltiyadi Sineması,
Kendini rahat ve huzurlu hissettiği tek yerdi…

İstanbul Erkek Lisesi’ne yazıldı.
Gündüzleri sürekli okuldan kaçıyor;
Sinemaya gidip,
Amerikan ve Fransız filmleri izliyordu.
Bu durum geceleri de aynıydı…

İsmail DÜMBÜLLÜ hayranıydı…

İstanbul Erkek Lisesi’nden mezun olup,
İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde
Sanat Tarihi bölümüne kaydoldu…

Bir yandan da,
Oyunculuk yapmaya devam ediyordu…

****

Sessiz ve içine kapanık olsa da,
Aynı zamanda cesur ve tutkuluydu Münir…

Okulu bırakıp oyuncu olmaya karar verdiğinde,
Henüz 17 yaşındaydı…

Bakırköy Halkevi’nde;
Kendisini bildi bileli hayâlini kurduğu,
Oyunculuğa ilk adımını atmıştı artık…

Bu istek
ve Allah vergisi yetenek;
Küçücük bir rolde bile,
Tüm gözleri O’na çevirmeye yetmişti…

Birkaç yıl içinde,
İstanbul Şehir Tiyatrosu’na geçti.
Emin adımlarla ilerliyordu…

Oradan Ses Tiyatrosu’na…

1948’de sahnelenen “Aşk Köprüsü” oyunuyla;
Kendinden söz ettirmiş,
Olabildiğince ilgi çekmişti…

Bundan sonraki durağı;
1951 yılında adımını attığı,
Muhsin ERTUĞRUL yönetimindeki,
Küçük Sahne’ydi…

****

Ve sinema!…

Münir ÖZKUL’suz Türk Sineması’nın,
Sinemasız Münir ÖZKUL’un düşünülemeyeceği;
Uzunca, çok ve kaliteli üretimli yıllar…

Sinemaya ilk adımını,
Askerliği sırasında attı…

“Vatan ve Nâmık Kemâl” filminde;
Yönetmen Asistanlığı yapan arkadaşı
Sırrı GÜLTEKİN’i,
Ziyaretiyle değişti tüm yaşamı…

Üniformalı bir figüran aranıyordu.
Ve kendisini o üniformayla;
Bir daha hiç bırakmamacasına,
Kamera önünde buldu…

Siyah beyaz filmlerin,
Sık görülen ve beğenilen yüzüydü artık…

Kendine has tavrı ve mimikleri,
Halk tarafından çok beğeniliyordu…

Dönem, yabancı sinemanın etkili olduğu bir dönemdi…

Burhan FELEK;
O dönemin “Lorel – Hardi” ikilisini,
Türk versiyonu olarak “Edi ile Büdü”
olarak uyarlamıştı…

1952’ydi yıllardan…

Münir ÖZKUL, Edi
Vasfi Rıza ZOBU, Büdü’ydü…

Film çok beğenildi ve rekorlar kırdı.
Komedi filmlerinin aranan karakteriydi artık…

Yıllar içinde bu durum;
1969 yılında Orhan AKSOY’un yönettiği
“Fakir Kızı Leyla” filmindeki,
Evin kâhyası olarak oynadığı rolle değişti…

70’li yıllar ve Arzu Film…

Nerede yufka yürekli bir babaya ihtiyaç duyulsa;
Akla artık, ilk O gelecekti…

Bu arada!.
Münir ÖZKUL;
Ömrü boyunca,
Asla kötü adam rollerinde oynamadı…

****

Münir ÖZKUL’un içindeki oyuncu olma isteği,
İsmail DÜMBÜLLÜ’ye duyduğu hayranlıkla başlamıştı…

1968 yılında;
Altan Karındaş Topluluğu’nda sahnelenen,
“Kanlı Nigar” oyunundaki performansıyla,
“İlhan İskender” ödülüne layık görüldü…

İsmail DÜMBÜLLÜ,
Aradığı çırağını bulduğunu düşünüyordu.
Ve uzun süreden beri ilgi ve heyecanla izlediği,
Münir ÖZKUL’un bu ödülünü,
Kendi elleriyle verdi…

Ödülle birlikte;
Münir ÖZKUL’a,
“Sen kitaplı tiyatrodan geliyor olsan da;
Yerine göre Pişekar,
yerine göre Kavuklu olmayı başardın!.
Kavuk senin hakkın!…” diyerek;

Türk Tiyatrosu’nun sembolü olan
ve Kel Hasan’dan devraldığı kavuğu devretti…

Münir ÖZKUL, kavuğu 1989’da Ferhan ŞENSOY’a;
Ferhan ŞENSOY, 2016’da Rasim ÖZTEKİN’e;
Rasim ÖZTEKİN ise, 2020 yılında Şevket ÇORUH’a devretmiştir…

****

Münir ÖZKUL,
Kariyeri boyunca 200’ü aşkın filmde rol aldı.
Sayısını unuttuğu ödüller kazandı…

Ama kendi deyimiyle;
Bu hayattaki en büyük kazancı,
Halkının Sevgi’siydi…

Gülen Gözler’de,
Neşeli Günler’de,
Mavi Boncuk’ta,
Bizim Aile’de,
Aile Şerefi’nde
ve daha nicesinde;

Adile NAŞİT’in kocası,

Kemal SUNAL’ın,
Tarık AKAN’ın,
Halit AKÇATEPE’nin
ve birçoklarının babasıydı Münir ÖZKUL…

Aslında, hepimizin babasıydı…

Ailesi için varını yoğunu ortaya koyan Yaşar Usta’nın,
Gelininin babası fabrikatöre söylediği:

“Bak beyim!…

Sana iki çift lafım var…

Koskoca adamsın.
Paran var, pulun var, her şeyin var.
Binlerce kişi çalışıyor emrinde…

Yakışır mı sana ekmekle oynamak?

Yakışır mı bunca günahsızı,
Çoluğu çocuğu,
Karda kışta sokağa atmak, aç bırakmak?

Ama nasıl yakışmasın!

Sen değil misin öz kızına bile acımayan,
Bir damlacık saadeti çok gören…

Anlamıyor musun beyim?
Bu çocuklar birbirini seviyor…

Ama ben boşuna konuşuyorum.
Sevgiyi tanımayan adama,
Sevgiyi öğretmeye çalışıyorum…

Sen, büyük patron!.
Milyarder, para babası!.
Fabrikalar sahibi Saim Bey!…

Sen mi büyüksün?

Hayır, ben büyüğüm!…

Ben, Yaşar usta!…

Sen benim yanımda bir hiçsin!.
Anlıyor musun, bir hiç!…

Gözümde pul kadar bile değerin yok…

Ama şunu iyi bil!.
Ne oğluma,
Ne de gelinime hiçbir şey yapamayacaksın!…

Yıkamayacaksın, dağıtamayacaksın!.
Mağlup edemeyeceksin bizi!…

Çünkü biz birbirimize;
Parayla pulla değil,
Sevgiyle bağlıyız!…

Bizler, birbirimizi seviyoruz!…”

Sözleriyle ağladık tüm Türkiye…

Halâ ağlamaktayız;
Çoluğu çocuğu,
Yaşlısıyla genciyle…

****

Milenyum denile denile beklendi ya!.
30 Ağustos 2000’de yaşadığı acı,
Ağır geldi Usta’ya…

Gürdal TOSUN’un ölümü,
O’nu derinden etkiledi…

Demans hastalığı teşhisi konulduğunda ise,
2003’tü yıllardan…

Ve o günden sonra evinden hiç çıkmadı…

Taaaa ki;

5 Ocak 2018’de,
O hiç çıkmadığı evinden,
Son defa gülümsedi bize!…

Son defa, sıcacık gülümsedi!.
Ve melek oldu uçtu,
Çıktı gökyüzüne!…

Bakırköy Zuhurat Baba Mezarlığı’nda yatıyor şimdi Usta!.
Ebedi istirahatgâhında…

Anısına,
İnsanlığına,
ADAM’lığına
ve muhteşem üretimlerine saygıyla…

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ