Sayfa 33 -
$ DOLAR → Alış: 32,49 / Satış: 32,62
€ EURO → Alış: 34,60 / Satış: 34,74

Hatice Safiye ALİ…

Köşe yazarımız Baha Akıner’in yeni yazısı…

Baha Akıner
Baha Akıner
  • 12.02.2021

Bugünkü konuğumuz,
Ülkemizdeki ilk kadın doktorumuz dostlar…

Hatice Safiye ALİ…

Bitmek tükenmek bilmeyen çabalarıyla,
Ömrü boyunca yorulmaksızın çalışmalarıyla
ve başarılarıyla dolu hayatını yazmak kolay değil ki!…

****

2 Şubat 1894’te;
İstanbul’da,
Sultan Abdülaziz
ve 2. Abdülhamid’in yaverlerinden Ali Kırat Paşa’dan olur.
Mekke Şeyhülislamı’nın kızı,
Emine Hasene Hanım’dan doğar Hatice Safiye…

Annesi Emine Hasene Hanım,
Ali Kırat Paşa’nın ikinci eşidir…

Hatice Safiye ise;
Ailenin 4 kızının, en küçüğü…

Ailenin en büyük kızı Adviye SARGUT da;
Bülent ECEVİT’in anneannesi,
Annesi Ressam Nazlı ECEVİT’in annesidir…

****

Hatice Safiye;
Küçük yaşlardan itibaren edebiyata,
Müziğe ve yabancı dile ilgi duyar…

Henüz 16 yaşına geldiğinde,
Yedi dili konuşup yazmaya başlamıştır bile…

1916 yılında, Amerikan Kız Koleji’nden mezun olur…

Ülke yokluk yıllarıdır.
1. Dünya Savaşı sonrası ülkede doktora olan ihtiyaç artar…

Çocukluğundan beri hayâlini kurduğu doktorluk için;
Avrupa’da tıp eğitimi almak isteyen Hatice Safiye,
Gerekli başvuruları yapar…

Devlet tarafından;
Almanya’nın Bavyera Eyaletinde bulunan,
Würzburg Üniversitesi’ne gönderilir…

Orada geçirdiği yılları,
“Hayatımın en güzel zamanı,
Almanya’da geçen tahsil hayatımdır” diyerek anlatır…

1921’de Würzburg Üniversitesi’nden mezun olur.
Ve Üniversite’de kalarak,
“Kadın ve Çocuk Hastalıkları” üzerine uzmanlığını alır…

****

Okul arkadaşlarından biri vardır ki,
Safiye ALİ’ye âşıktır…

Alman Ferdinand KREKELER…

Savaşta bir ayağını kaybetmiş olan KREKELER’in,
Safiye ALİ aşkı öyle büyüktür ki;
Üniversitedeki kariyerini bir kenara bırakarak,
Eşi ile 1923’te Türkiye’ye gelir
ve Müslüman olarak Ferdi Ali ismini alır.

Cumhuriyetin kurulduğu yıl olan 1923’te,
Eşi Ferdinand KREKELER ile;
Ülkesine gelir gelmez çalışmaya koyulur Safiye ALİ…

En büyük isteği,
Halkına ve ülkesine hizmet etmektir…

Genç Cumhuriyet’imizin;
Her alanda olduğu gibi,
Kendisi gibi genç ve idealist doktorlara da ihtiyacı vardır…

İstanbul Cağaloğlu Nuruosmaniye Caddesi’nde,
Göz doktoru olan eşiyle birlikte bir muayenehane açarlar…

Gazeteye verdiği ilân ise şöyledir:

“Dr. Safiye ALİ Hanım…
Kadın ve çocuk hastalarını;
Cuma ve Pazar’dan maada her gün ve öğleden sonra,
İstanbul’da Nuruosmaniye Caddesi’nde,
52 numaralı muayenehanesinde kabul eder.
İstanbul 2866…”

İlk başta bir kadın doktor olarak yadırganır…

Yadırganması ve ön yargıyla bakılması da;
Kadın olduğu için kendisine itimât edilmemesi
ve az ücret ödenmek istenmesidir…

“Aynı işe aynı ücret” anlayışından vazgeçmeyen Safiye ALİ,
Maddi sıkıntı çeken hastalarından ücret almayacağını beyan eder…

Ve zamanla insanlara kendisini tanıtıp;
Onların güvenini kazandığından,
Muayenehanesi dolup taşmaya başlar…

Aranan ve itimât edilen bir doktordur artık…

Alman ve Amerikan Elçilikleri’nde de doktorluk yapar.

****

1924 yılında,
Dr. Besim Ömer Paşa ile;
Osmanlı Hilal-i Ahmer Cemiyeti,
Kadınlar Merkezi’nin kurulmasına da öncülük eder…

Cemiyet çatısı altında;
Kadınlara açılan muayehanenin yanında,
Küçük çocuklar için de bir muayenehane açarlar…

Muayenehanelerde sunulan sağlık hizmetleri,
Safiye ALİ ve hasta bakıcılar tarafından yürütülür…

Merkezde sadece sağlık hizmeti verilmez.
Çocuklara yiyecek, temizlik malzemesi, giysi yardımı da yapılır…

Annelere ve çocuklara büyük faydalar sağlayan bu merkez,
1925 tarihinde kapatılır…

Fakat Safiye ALİ durmaz.
Anne ve çocuklara her bakımdan destek olmayı sürdürür…

****

Savaş yıllarının uzun sürmesi,
Sadece ekonomik sıkıntı yaratmaz.
Yetim ve kimsesiz çocukların sayısında artışa da sebep olur…

Bu dönemde Safiye ALİ;
Yine çeşitli cemiyetler ve kuruluşların önderliğinde,
Kadın ve çocuk sağlığı için çalışmalarını sürdürür…

1926 yılında;
Almanya, İsviçre ve Avusturya gibi ülkelerde kurulan,
Çocuk müzelerini örnek alarak,
Ülkemizde bir Çocuk Müzesi kurar…

Müzede;
Temizlik malzemeleri,
Kundak ve kundaklama,
İnek sütü ile beslenme,
Emzirme,
Kilo kontrolü,
Büyüme izlemi,
Nazarlıklar,
Kurşun dökme,
Mamalar,
Çiçek aşısı
ve çeşitli çocuk hastalıkları ile ilgili istatistikler,
Grafikler ve resimler yer alır…

Almanca, Fransızca ve İngilizce kitaplardan derleyip,
Kendi deneyimlerini de katarak;
“Küçük Çocuklar Muayenehanesi
ve Süt Damlası” adıyla bir kitap da yazar…

Eserini;
Bu konuda kendisini her zaman teşvik eden,
Besim Ömer Paşa’ya ithaf eder…

****

Safiye ALİ,
Üç uluslararası kongrede Türkiye’yi temsil etmiştir…

1924 senesinde katıldığı ilk uluslararası kongre olan,
Londra’daki Beynelmilel Kadın Doktorlar Kongresi;
Uluslararası bir kongrede Türkiye’yi temsil eden,
İlk kadın delege olma bakımından önemlidir…

Ve Kongre’de şu konuşmayı yapmıştır:

“Öncelikle belirtmeliyim ki;
Ben burada hâli hazırdaki kadın doktorları değil,
Yakın bir vadede yetişecek olan kadın doktorları temsil ediyorum…

Dört gün devam eden bu kongrede,
Bu fenni içtimada nelerden bahsedildi?

Yukarıda arz ettiğim gibi:
Tamamıyla kadınlığın yaradılışına temas eden meselelerden;
Çocukluk, çocuk hastalıkları ve içtimai teşkilatından…

Ben de bu meyanda büyük bir zevk ve iftiharla,
Türkiye’mizin hususiyle Türk kadınlığının,
Tarihte hiçbir misli görülmemiş inkılabından,
Mazinin esaret zincirlerini kıran,
Paslı izlerini silen ve gideren azimli ve kuvvetli ellerden;

Son senelerde çocuklarımız için ,
Yorulmak bilmez bir çaba ve çalışma içinde olan,
Doktor Refik SAYDAM Bey Efendi’nin,
Vücuda getirdiği faaliyet ve çalışmalardan;

Çocuklarımızı sağlam yetiştirmek
ve çocuk vefatlarının önüne geçmek için;

Hükümet-i Cumhuriyetimizin yaptığı fedakarlıklardan
ve hepsinin fevkinde bugünkü şark kadınının hayatında,
Bir abide-i hürriyet olan büyük GAZİ’mizden dilim döndüğü,
Gücüm yettiği kadar bahs ettim
ve arkadaşlarımın bitip tükenmek bilmeyen suallerine,
Cevap vermeye çalıştım…”

Safiye ALİ’nin katıldığı diğer uluslararası kongreler sırasıyla,
Viyana ve Bolonya’da düzenlenen kongrelerdir…

****

Safiye ALİ aynı zamanda;
Kadınların haklarını korumak amacıyla,
1924 yılında kurulan Türk Kadınlar Birliği’nin,
Kurucuları arasındadır…

Ömrü; halkına ve kadınlara,
Çocuklara dair çalışmalarla ve hizmetlerle geçer…

Ve adeta ilmek ilmek işlediği hikâyesini kendi yazar…

1928 yılında kansere yakalanır Safiye ALİ…

Tedavi olmak amacıyla,
Almanya’ya Dortmund şehrine gider…

Geçirmiş olduğu başarılı operasyon sonrası,
Dortmund’a yerleşme kararı alır.
Ve mesleğine burada devam eder…

Almanya’da bulunduğu sırada 2. Dünya Savaşı başlar…

Savaş bittikten sonra tekrar Vatan’ına döner.
Hastalığı tekrarlar ve İstanbul’da umduğunu bulamaz…

İkilem içinde kalmıştır Safiye ALİ…

Vatan’ını bırakmak istemez ama
Mecburen, Dortmund’a dönmek zorunda kalır…

****

5 Temmuz 1952 günü,
Bir garip Cumartesi sabahı,
Güneş;
Yine Vatan’ından uzak,
Yine Vatan’ına hasret bir değerimiz için son defa doğmuştur…

Ölümünden 4 gün sonra;
9 Temmuz 1952’de,
Dortmund’da toprağa verilir Safiye ALİ…

Dortmund Merkez Mezarlığı’nda düzenlenen cenaze töreninde;
Alman sağlık otoritelerince saygın bir yeri olan,
Prof. Dr. LEHMANN şöyle der Safiye ALİ için:

“Safiye’nin yüreği bir pırlantaydı.
O yüksek ruhlu, insancıl bir varlıktı.
Bizim kalbimizde hayranlık duyduğumuz,
Büyük bir yardımsever melek olarak yaşayacaktır…”

****

Anlamadığım şu:
Niye adına bir hastane, sağlık tesisi kurulmaz?
Niye Vatan’ından bu kadar uzaklarda,
Ebedi istirahatgâhında uyur ki?

Ruhun şad olsun Hatice Safiye ALİ…

Türkiye’nin ilk kadın doktoru…

Ömrü boyunca;
Hep kadınlar ve çocuklar için çabalayıp duran,
Bir güzel yürek!…

İyi ki geldin geçtin bu dünyadan!.
İyi ki!………….

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ