Sayfa 33 -
$ DOLAR → Alış: 9,58 / Satış: 9,62
€ EURO → Alış: 11,15 / Satış: 11,19

MECLİSTE YAŞANANLAR

Raşit Doğan
Raşit Doğan
  • 19.05.2020

Siyaset uzun soluklu bir maraton. Maraton yapanlar genellikle yanlarından geçene bakmazlar.

Genel olarak bu süreçte ne yapılacağının bilindiği ama nasıl yapılacağı konusunda zorlanıldığı söylenebilir.
Kaz/tavuk hikayesinde olduğu gibi olumlu kazanımlar da bazen yeterince takdim edilemiyor. Bilindiği gibi kaz yumurtası ile tavuk yumurtası arasında esastan bir farklılık yoktur ama marketlerde daha çok tavuk yumurtası olmasını işletmeciler, kazın sessizce yumurtlamasına karşın, tavuğun çok ses çıkarması gibi bir pazarlama tekniği farklılığı ile açıklarlar. Çok bağıranın malı daha çok satılmaktadır işletmecilere göre…

Siyasiler bu yola başvurur sıklıkla. Çok bağırırlar karşılarındakilere bir şeyler satma adına. Ya da yine karşısındakilere bir şeyler sattırmama adına…

TBMM’de ve belediye meclislerinde görürüz bu halleri…

Aslında ben, hani böyle iş fiziki müdahale ya da aşırı küfürleşmeye gitmediği sürece kendi doğası gereği oluşagelen durumlar olarak nitelerim meclislerdeki atışmaları, tartışmaları. Tabii önünde sonunda işin tatlıya bağlanması koşuluyla…

Hafta sonunda büyükşehir meclisinde benzer bir durum oldu ve üstelik iş tatlıya falan da bağlanmadı. Hiç hoşuma gitmedi bu durum; Mersin halkının da hoşuna gitmedi.
Ne için? Ne oldu peki?…

Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, belediyenin gelirlerinin düştüğünü, önümüzdeki aylarda ciddi sıkıntılar yaşanabileceğini belirtip, borçlanma talebi ile valilikten izin alarak meclisi olağanüstü topladı.

Sonda vereceğim bilgiyi şimdi vereyim, aradan çıksın ve yaşananlarla ilgili analiz ve düşüncelerimi yazayım: Başkan Seçer’in 250 milyon TL’lik borçlanma talebi Cumhur İttifakı etkisiyle reddedildi.

Aslında biz gazeteciler öncesinde şu soruyu sorduk kendimize: “Mecliste çoğunluk Cumhur İttifakında ve ret oyu verecekleri kesin… Peki neden Sayın Seçer buna rağmen topladı meclisi?..”

Eğer yanılmadık ve gerçekten de “rağmen“lik ise durum; Seçer bunu siyaseten kullanmak için topladı meclisi. Kamuoyunda, “Cumhur İttifakı bize iş yaptırmıyor, önümüzü kesiyorlar” algısı yaratmak istedi. Peki bu yanlış mı? Siyaseten düşünecek olursak; elbette hayır.. Peki kullanabildi mi Sayın Seçer? HAYIR..

Ne yaptı peki?

Daha ortada oylama yok iken farklı bir ses tonu, farlı bir üslup, farklı mimikler, farklı hitaplar, azarlamalar, kızmalar vs şeklinde konuşmaya çalıştı.

Sanki, evet Sayın Seçer borçlanma yetkisi alamayacağını biliyordu ve sadece kızgınlığını haykırmak için topladı meclisi.. Gibi bir algı da oluşmadı değil açıkçası…

Sonuçta borçlanacağı parayı nerelere, hangi projelere, yatırımlara harcayacağından bahsetmedi. “Bana güvenin” dedi sadece. Burada da önceki borçlanılan paranın nereye harcandığı konusu gündeme geldi tabii.

Gergin bir meclis kurulu oldu. Sanki gergin olacağı zaten belliydi ve birtakım hesaplar da yapılmıştı da tam da bu noktada hesap edilmeyen gelişmeler olmuştu. Analizlerimden biri de bu.

Cumhur İttifakı kanadından Akdeniz Belediye Başkanı Mustafa Gültak da bana kalırsa farklı bir hitap içerisindeydi.

Ben, Sayın Seçer’i bu zamana kadar o şekilde görmemiştim ama Sayın Gültak’ı da aynı şekilde, hatta Toroslar Belediye Başkanı Sayın Atsız Afşın Yılmaz’ı da… Tabii olayların çıkış noktası ve fitili ilk kimin ateşlediği de önemli.

Daha önce söyledim; “biz gazeteciler Cumhur İttifakının bu borçlanma yetkisini vermeyeceği üzerinde tahmin yürütüyorduk” diye; ki, bir hafta öncesinde yapılan açıklamalar vardı. Mustafa Gültak, “paranın nerelere kullanılacağını iyi anlatır, bizi ikna ederse neden olmasın” diyerek, açık kapı bırakmıştı ama Toroslar Belediye Başkanı Atsız Afşın Yılmaz, net olarak, “Hayır Cumhur İttifakı bu talebe ret oyu verecek” demişti.

Sayın Gültak, gazeteci arkadaşım Mehmet Selvi ile birlikte Radyo Metropolde yaptığımız Metro Gündem programında, “Sayın Seçer böyle bir tavırla değil de, en başından talep ettiği paranın nerelere harcanacağını anlatsaydı, önümüze somut projeleri koysaydı; farklı olabilirdi. 250 milyon olmazdı belki de en azından 150-180 milyon olabilirdi” dedi.

Bunu samimiyetsiz bulanlar olabilir. Ama bir önceki borçlanma talebiyle ilgili de biz gazeteciler yine bu talebin Cumhur İttifakına takılacağını düşünüyorduk. Sonradan şunu da çok iyi öğrendik ki, o borçlanma Sayın Gültak’ın şahsi çabalarıyla gerçekleşti.

Ha, Sayın Gültak programda şunu da söyledi: Bizim Mersin’in önünü tıkamak gibi bir niyetimiz yok. Bundan sonraki süreçte Sayın Seçer bir kez daha borçlanma talebiyle gelir ve somut projeleri önümüze koyarsa, biz yine bu yetkiyi veririz.” Sanırım samimiyetine bu noktada inanmak durumundayız. (Sayın Seçer’in bir kez daha borçlanma talebiyle gelip, Sayın Gültak’ın istediği şekilde gerekçeler ortaya koyduğu mecliste “rağmen” tersine dönerse; elbette farklı değerlendirmeler yaparız… Bekleyip göreceğiz..)

Ayrıca Sayın Gültak yine programda meclisin o gerginliği ve etki-tepki durumlarından ötürü farklı bir konuşma tarzı içerisinde olduğunu ve bunu kendisine yatıştıramadığını belirterek, Meclisten ve Mersin halkından özür diledi. Bunun yanında Sayın Seçer’le ‘psikoloji’ tartışmasına girdiği için Sayın Seçer’den de yine canlı yayında özür diledi. Bunlar önemli şeyler tabii.

Hani dedim ya başta, önünde sonunda tatlıya bağlanması koşuluyla ben meclislerdeki tartışmaları olağan bulurum diye. O gün tatlıya bağlanan bir şey olmadı ama umarım bundan sonraki süreçte iş tatlıya bağlanır.

Çünkü sonuçta bu durum her iki tarafa da yaramıyor ve en önemlisi de Mersin kaybediyor.

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ

mersin haber  mersin haber